Bugün içinde bulunduğumuz bu tarihi mücadele aşamasında, komünalist hareket eski mücadele anlayışını, yöntemlerini geride bırakarak yeni mücadele anlayışına, yöntemlerine girme aşamasına, dönemine girmiş durumda. Bu, komünalist hareketin eskiyi geride bırakarak yeniye girme sürecidir. Eskinin geride bırakılmak istendiği, yeninin başlangıcına girildiği bu tarihi aşama aynı zamanda geçiş süreci, ara aşama da oluyor. Eskinin mücadele anlayışını geride bırakırken yeni mücadele sürecinin mücadele anlayışını, yöntemlerini doğru geliştirerek bu ara aşamayı aşarak yeni tarihi mücadele sürecine girmeyi başarmak gerekiyor. Hem bu ara aşamanın doğru, başarılı, sonuç alıcı temelde geçilmesi hem de temel mücadele sürecinin başlatılarak demokratik komünalist amacın gerçekleştirilmesi için bunu gerçekleştirecek kişilikleri ve kişilik niteliklerini geliştirmek gerekiyor. Demokratik komünalist kişiliklerin bu tarihi mücadele sürecinin gerektirdiği temel kişilik niteliğine kendilerini getirmeleri ve bunun uygulayıcısı, yürütücüsü olmaları gerekiyor. Bu tarihi aşamayı ve bir bütünen temel mücadele aşamasının başarıya ulaşması buna bağlıdır. Bu nedenle “devrim içinde devrim”i gerçekleştirmek kazanma ve kaybetme gerçekliği olmaktadır.
Eskinin aşıldığı yeninin kurulmak istendiği ara aşamalar en tehlikeli süreçler olmaktadır. Ara aşamalar tarihi olduğu kadar çok riskli durumları da içinde taşımaktadır. Çünkü eskinin aşıldı yeninin kurulamadığı ara süreçler her boyutta çok belirsiz bir durum yaratmak potansiyelini taşır. Eğer eski aşılırken onun yerine kurulacak olan belirsiz kalırsa, daha doğrusu yeni kurulamazsa bu durumda var olan da kaybedilebilir. Böylesine çok tehlikeli bir gerçeklik ortaya çıkaracaktır. Böylesi zamanlarda kaybedenler büyük kaybeder, kazananlar büyük kazanır. Ara aşamalar, ara süreçler doğru yürütülerek hareket edilmezse büyük tasfiye ile karşı karşıya kalınarak sonuçlanma riskini taşır.
Devrim içinde devrim kişilikte gerçekleşir
Eskinin yerine yeni nasıl konulacak, gerçekleştirilecek, yaşamsallaştırılacak? Bunu yapacak olan yeni mücadele sürecinin, mücadele aşamasının yürütücüleri olacaktır. Bunda öncü kişiliklerin yeterlilikleri, yetenekleri belirleyici olacak. Çünkü yeni mücadele sürecinin yürütülmesi, başarılı olması kişilerin durumuna, duruşuna, pratikte gösterecekleri yeterliliğe, yeteneğe bağlı olacaktır. İnsan faktörü bu yeni süreçte böylesine büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle pratik faaliyetlerde ve pratik hamleler içerisinde olacak yeterli, yetkin, yetenekli insanlar gerektirir. İnsan öncülüğünü çok daha belirleyici düzeye getirir.
Bundan dolayı bu yeni mücadele sürecinin, bu tarihi aşamanın başarısının temel karakterini belirleyecek olan, demokratik komünalist mücadeleye öncülük edecek, onun demokratik komünalitesini inşa edecek olan öncü kişiliklerin, pratik-politik kişilikler olmaları ve bunun mücadeleci niteliklerini kendilerinde açığa çıkarmaları; yaratıcı, sonuç alıcı temelde yaşama geçirmeleri gerekiyor.
Devrim içinde devrim kişilikte gerçekleşen, süreklileşen devrim ve bunun devrimci demokratik toplumsal kurtuluşu, kuruluşa, inşa dönüşmesi demektir. Devrim içinde devrim iki temel boyutta gelişir, gerçekleşir. Birinci boyutu kişilikte süreklileşen, kesintisizleşen devrimdir, ikincisi ise demokratik komünalist toplum inşasıdır. Devrim içinde devrimin diyalektiği bu temelde doğru bilince çıkarılarak kavranmalıdır. Devrimci demokratik kişilik devrimi gerçekleştikçe demokratik komünal toplum inşası gerçekleşecek ve demokratik komünal toplum inşası geliştikçe de komünalist kişilik devrimi daha da gelişecektir. Kişiliğinde süreklileşen bir düzeyde ve biçimde devrim içinde devrimi başaramayan, demokratik komünalite mücadelesini ve onun inşasını da başaramaz. Bu anlamda devrimci komünalist kişilik inşası, devrimci demokratik komünist inşanın temeli olacaktır.
Kişilik devrimi olarak da tanımladığımız devrim içinde devrim ya da devrimde devrim neden bu kadar belirleyici olmaktadır? Bunun doğru temelde bilince çıkarılarak kavranması gerekiyor. Her devrimci sosyalist mücadelenin başarısı veya başarısızlığı insanın kişiliğinde sonuca gitmektedir. Ne kadar devrimci komünalist kişilik inşası o kadar devrimci sosyalist komünal toplum olmakta. Kendi kişiliğinde devrimci sosyalistliği, komünaliteyi inşa etmeyi başaramayan, gerçekleştiremeyen bunu diğer insanlarda da, toplumlarda da yapamaz. Kişinin devrimci sosyalist inşası her AN’da olabilecek bir durumdur. Kişilik inşası, içinde bulunulan AN’da geliştirilerek gerçekleştirilir. Devrimci sosyalist kişilik inşası sonraya bırakılacak, ertelenebilecek bir şey değildir. Hem kişilik inşası hem de demokratik komünalist sosyalist inşa birlikte, iç içe, aynı anda geliştirilerek gerçekleştirilebilir. Ne kadar kişilik inşası başarılırsa o kadar da demokratik komünalist toplum inşası geliştirilebilir. Demokratik komünal toplumsal inşa geliştirildiği oranda devrimci sosyalist mücadele başarıya ulaşma imkân ve koşullarını bulabilir. Bu bir diyalektik bütünlüktür. Yani son tahlilde devrimci sosyalist mücadele ve sosyalist devrim, devrimci komünalist kişilik devrimini gerçekleştirip gerçekleştirmemesine bağlı olarak başarılı olacaktır.
Devrim İçinde Karşı-devrim
Bu bağlamda reel sosyalist devrimleri inceleyebiliriz. Ekim devriminin üzerinde şekillendiği, gerçekleştiği paradigmanın ideolojik-teorik-felsefi sorunları olsa da buna rağmen komünal sosyalist kişiliği geliştirebilir, başarabilirdi. Ekim devrimi demokratik komünaliteyi zorlamasa da inşa edebilirdi. Paradigmadan kaynaklanan ideolojik-teorik-felsefi sorunlarını zaman içerisinde devrim içinde devrimi geliştirerek başarabilirdi. Tarihsel materyalist diyalektik ile buna yol açabilirdi.
Devrimler içerisinde en temel belirleyici, kader tayin edici tehlikeli sorun “devrim içinde karşı-devrim” olmaktadır. Devrim içinde karşı-devrim nedir? Özcesi devrimin geriye çekilerek, çözülerek, tasfiye edilerek başladığı yere geri döndürülmesi olmaktadır. Yani kastik sisteme, iktidarcı-devletçi sisteme çekilmesi olmaktadır. Devrimin daha ileriye taşınmasının sağlanması, bunun başarılması, devrimlerin geri dönüşünün yaşanmaması için devrim içinde devrimin başarılması gerekiyor. İktidarcı-devletçi sisteme karşı devrim yapılsa da bu iktidarcı-devletçi sistemin zihniyeti, birikimi, yaşam anlayışı çok derin olduğundan, devrime rağmen devrim içerisinde bu zihniyetini, kişiliğini, yaşam anlayışını sürdürür. Devrimin daha ileriye gitmesini engellemeye çalışır. Devrim’den geriye dönüşün önü sürekli bu nedenle açık tutulmuş olur.
Böylece devrim içinde karşı-devrim potansiyel tehlikesi devam etmiş olacak. Ekim devrimi bunun tarihi trajik gerçekliği olmaktadır. Ekim devriminin kendi içinde, yani devrim içinde devrimi gerçekleşmeyi başarması gerekiyordu. Devrim’in gerçekleşmiş olması, devrimin kalıcı olması için yeterli değildir. Devrimin kalıcılığı ve sürekliliği devrim içinde devrim ile sağlanır.
Çin Sahte Sosyalizmi
Bir de verili durumdaki sahte sosyalist Çin sistemine ve durumuna bakalım. Çin gerçekliği iktidarcılık-devletçilikle sosyalizmin ne kadar dejenere edildiği ve içinin boşaltıldığını gözler önüne seriyor. Çin kendisini günümüze sosyalist olarak tanımlıyor. Mevcut Çin’in, Mao’nun gerçekleştirdiği Devrim’le, geliştirmek istediği sosyalizmle nasıl bir ilişkisi olabilir? Mao’nun ruhunun böyle bir Çin sosyalizmini kabul etmesi mümkün değildir. En vahşi devlet kapitalizmi, sosyalizm diye sunuluyor ve kabul ettirilmek isteniyor. İktidarcılık ile, devletçilik ile sosyalizm inşa edilerek gerçekleştirilemez, geliştirilemez.
Çin kendisini, sistemini sosyalist olarak tanımlıyor. Fakat biraz doğru sosyalist bilinç edinmiş herhangi bir insan Çin’in sosyalist olduğunu belirtebilir mi? Çin’de en vahşi kapitalist durumdan daha öte bir devlet kapitalizmi yaşanmaktadır. 21. yüzyıldaki sahte Çin sosyalizmi, 19. yüzyılın vahşi kapitalizmini daha inceltilmiş tarzda ve onu aşarak vahşi devlet kapitalizmini uygulamaktadır. Her yıl neoliberal kapitalist ideolojik propaganda aygıtlarında dolar milyarderleri listeleri yayınlanmaktadır. Bu dolar milyarderleri listesinde Çin’den kaç kişinin bulunduğu belirtilmektedir. Bu nasıl bir sosyalizmdir ki kendi içinde dolar milyar değerlerini geliştiriyor, ortaya çıkarıyor. Sosyalizme en büyük saldırı bu temelde geliştirilen sahte sosyalizmden oluyor. Çin sosyalizmi denilen neoliberal küresel kapitalizm, en uç vahşet kapitalizmi oluyor. Bunu şöyle de ifade edebiliriz, bu olsa olsa Çin sahte sosyalizminin Çin İpeğine sarılmış ya da örtülmüş, neoliberal küresel kapitalist sistemin bir uzantısı, eklentisi ve parçasıdır. Çin sahte sosyalizmi insanlığın sosyalizm umuduna yapılan en temel ideolojik saldırıdır. Bundan öte bir anlam ifade etmiyor.
Çin felaket kapitalizminin ömrünü uzatıyor
Bugün insanlığın içinde bulunduğu gerçeklik, neoliberal kapitalizmi de aşan, felaket kapitalizmi düzeyine gelmiştir. Neoliberal küresel felaket kapitalizmin insanlığın, gezegenin sonunu getirmekte olduğu ve bu da yetmediği gibi dünya gezegeninin etrafındaki uzayı da böylesine bir duruma getirmekte olduğu görülecektir. Bu neoliberal küresel felaket kapitalizmi insanlıktan ve gezegenden geri bir şey bırakmayacaktır.
Çin sosyalizmi denilen özünde bu neoliberal küresel felaket kapitalizmin ömrünü uzatmaktan, onu yaşatmaya çalışmaktan başka bir şey değildir. Neoliberal küresel felaket kapitalizmi Çin’e dayanarak Çin’in vahşi devlet kapitalizmi üzerinden kendisini sürdürmektedir. Çin bu devlet kapitalizmini sosyalizm olarak göstermektedir, kabul ettirmeye çalışmaktadır. Çin bu sahte sosyalizm ile gerçek anlamda sosyalizmin gelişmesinin, sosyalist mücadelenin doğru temelde yürütülmesinin önünde temel engel konumundadır.
Reel sosyalizm eleştirileri, tahlilleri, değerlendirmelerinin amacı doğru anlaşılarak, bilince çıkarılarak kavranmalıdır. Neden bu kadar büyük tarihsel bir mücadele, büyük emekler, milyonlarca bedeller ve ortaya çıkarılan reel sosyalizm gerçekliği tarihsel trajediyle sonuçlandı. Ekim devrimi çöktü. Çin devrimi ise karşıtına dönüştü. Bu gerçeklik doğru, derinlikli, yeterli, yetkince bilince çıkarılırsa sosyalizm adına yapılan büyük tarihi hatalara düşülmez. Doğru bir sosyalizm mücadelesi ve onun sosyalist inşası başarılır. Tüm bu nedenlerden dolayı reel sosyalizmin eleştirisi yapılmaktadır. Bundan dolayı sosyalizm nasıl gerçekleştirilebilir, inşa edilebilir?
Özgürlük, demokrasi, sosyalizm mücadelesi yürütürken, Demokratik Toplum Sosyalizmini geliştirerek inşa etmek isterken bunu nasıl doğru yaparak başarılı olabiliriz? Bu nasıl geliştirilir, gerçekleştirilir? Bunun için devrim içinde devrimi gündeme alma zamanı gelmiştir. Devrim içinde devrimle komünaliteyi kişiliklerde ve buna paralel toplumsal yaşamda gerçekleştirebiliriz.
* Buca Yüksek Güvenlikli Cezaevi